Ahmet Dostal: “Kurulan Arkadaşlıklar, Kardeşliğe Dönüştü”

10 yaşında kapısından girdiği Fenerbahçe’mizde 1980 ve 1983 yılları arasında A Takım formasını giyen eski basketbolcumuz Ahmet Dostal, Salon Tribünü ekibinden Erdi Tiran’ın eski yıllar, takımdaki ilişkiler ve Spor Sergi atmosferi ile ilgili sorularını yanıtladı.

• Değerli Ahmet Ağabey, öncelikle hoş geldiniz, röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için Salon Tribünü ekibi adına sizlere teşekkürlerimi iletiyorum. Gençlik yıllarınızı, basketbola, Fenerbahçe’ye adım atma sürecinizi ve altyapı yıllarınızı bizlere anlatabilir misiniz?

Basketbola, 1973 yılında 10 yaşında Fenerbahçe’de başladım. Annem, elimden tutup beni Kalamış Dereağzı’ndaki tesislere götürmüştü. O zamanlar imkanlar çok kısıtlıydı ama çok iyi altyapı antrenörlerimiz vardı. Mehmet Baturalp, Faruk Akagün gibi… Yazları açık sahada ve asfalt zeminde antrenman yapıyorduk. Günde iki kez yoğun şekilde yaptığımız antrenmanların arasında, siyah beyaz ekranda NBA maçları seyrederdik. Program o kadar disiplinliydi ki, bütün yaz denize bile giremezdik. O yıllarda İstanbul’da heryerden denize girilebiliyordu… Tüm hayatımız basketboldu.

Genç bir sporcu olarak, Fenerbahçe’de forma giymek nasıl bir duyguydu?

Fenerbahçe’de forma giymek, çok ayrıcalıklı bir duyguydu. Çok profesyonel bir ortamın içerisinde, birbirini sürekli destekleyen bir aileydik.

Kaynak: Ahmet Dostal Arşivi

• 1980-81 sezonunda ekonomik sorunlar nedeniyle her geçen sezon daha da kötüye giden Fenerbahçe’den, taraftarlar da ümidi kesmeye başlamıştı. Takımımız ligi 11. sırada bitirdi, bu sezona dair neler söylemek istersiniz, neler yanlış gitti?

1980-81 sezonu, çok zor bir sezondu. O sezonda bir sayı ile kazandığımız Galatasaray maçını unutamıyorum. Spor ve Sergi Sarayı’nda 5000 seyircinin önüne çıkarken dizlerim titriyordu, bu maçta attığım sayı ile galibiyeti yakaladık. Çok zor şartlarda geçen bir sene olmasına rağmen, Fenerbahçe’nin duruşuna yakışan mücadelemiz gurur vericiydi.

• 1981-82 sezonunda ligde yine çok kötü bir görüntü çizen takımımız, Beyaz Grup’ta sonuncu oldu, Klasman Grubu’nda ise nispeten başarılı oldu ve ligi 10. sırada tamamladı. Bu sezonu nasıl yorumlarsınız?

1981-82 sezonunda, bir iki yeni transferle takımımız biraz daha güçlendi ama yine de başarısız bir sezon geçirdik. Ancak altyapıdan çok güçlü bir genç takımın oluştuğu görülmeye başlamıştı. 1980 yılından itibaren, altyapıdaki ben ve benim gibi birçok genç arkadaşlara A Takım’da şans verilmesiyle, güçlü bir Fenerbahçe genç takımının temelleri atılmış oldu, ki 1982 yılında Fenerbahçe Genç Takımı Türkiye şampiyonu oldu.

• 1982-83 sezonunda dönemin başkanı sayın Ali Şen’in iyi bir takım kurduğunu söyleyebiliriz. Çok iyi bir sezon geçiren Fenerbahçe, yıllar sonra şampiyonluk mücadelesi veriyor, takımın geleceğinden umutlu olan ve tribündeki sayıları bir anda kat kat artan taraftarlarımız salonlara sığmıyordu. Takımımız, Kırmızı Grup’un yenilgisiz lideri olsa da Final Grubu’nda kaybettiği maçlar nedeniyle lig ikinciliğinde kaldı. Bize bu sezonu, Spor Sergi atmosferini ve Fenerbahçe tribünlerini anlatmanız mümkün müdür Ahmet Ağabey?

Ali Şen’in başkanlık döneminde amatör sporlara verilen önemin artması ve genç takımdan gelen oyunculara ilave olarak Efe Aydan, Aliço (Ali Limoncuoğlu) ve Calvin Roberts gibi yapılan önemli transferlerle, güçlü bir Fenerbahçe Basketbol A Takımı kuruldu. Oynadığımız her maç büyük bir şenlik havasında, kalabalık seyirci desteği ile geçiyordu.

1982-83 sezonu Türkiye Basketbol Ligi ikincisi Fenerbahçe. Ayaktakiler (soldan sağa): Efe Aydan, Cengiz Kayatürk, Calvin Roberts – Oturanlar (soldan sağa): Ali Limoncuoğlu, Fatih Özal. Kaynak: Koray Gürtaş Arşivi

Fenerbahçe’mizden bu sezonun sonunda ayrıldınız. Sizi bu ayrılığa iten sebep neydi?

1983 sezonundan sonra üniversite eğitimimin yoğunluğu sebebi ile Fenerbahçe’den ayrıldım ama Silahlı Kuvvetler Gücü’nde takım kaptanlığı ile ve Almanya’daki eğitimim sırasında basketbol kariyerime devam ettim.

• Kulübümüzde bulunduğunuz süre zarfında, saha içinde ve dışında unutamadığınız bir an olmuş muydu?

Fenerbahçe Basketbol Takımında unutamadığım ve hayat boyu benimle kalan bir anım var: Genç oyuncu olarak, A Takım’da aldığımız kısa süreli oynama şansı sırasında kendimizi göstermemiz çok önemliydi. Zor bir Eczacıbaşı maçı sırasında Efe Ağabey, ben topu ilk pasta kullanınca bana “Acele Ahmet” diye bağırdı. O günden beri lakabım “Acele Ahmet” olarak kaldı.

• Fenerbahçe forması altında parkeye çıktığınız ve en unutamadığınız maç hangisiydi?

Unutamadığım maçlardan bir tanesi, çok zor geçen bir sezonda, 1981 yılında ligde aldığımız ilk galibiyet. İstanbul Teknik Üniversitesi’ni benim çok iyi oynadığım bir maç sonucunda yenmiştik.

Ahmet Dostal’ın forma giydiği bir derbinin gazete haberi. Haberin imzası ise, Fenerbahçe basketbolunun kurucularından Cem Atabeyoğlu’na ait. Kaynak: Ahmet Dostal Arşivi

Çubuklu forma altında birçok değerli isimle sahada birlikte ter döktünüz. Beraber oynamaktan en keyif aldığınız isim kimdi?

Beraber oynamaktan en keyif aldığım isimler Halil Hoca (Halil Dağlı), Efe Aydan ve Aliço’ydu.

• Galatasaray, Beşiktaş ve Efes Pilsen ile oynanan maçlar, Fenerbahçe camiası için her zaman çok önemli. Bu maçlara nasıl hazırlanıyordunuz? Bir sporcu olarak, Fenerbahçe için bu maçların önemi neydi?

Önemli maçlardan önce, fiziksel ve taktiksel hazırlığın yanı sıra zihinsel hazırlanma sürecimiz de bir o kadar önemliydi.

• Fenerbahçe basketbolu sizin için ne ifade ediyor? Kulübümüzü farklı kılan yanlar neler?

Fenerbahçe’deki basketbol yıllarım, hayatımı olumlu anlamda yönlendiren ve şekillendiren deneyimler ve öğretilerle dolu. O zaman kurduğum arkadaşlıklar, yıkılamayacak bir dostluğa, kardeşliğe dönüşerek bugüne kadar geldi.

Günümüzde Lütfü Kırdar Kongre Merkezi olarak kullanılan Spor ve Sergi Sarayı. Kaynak: archives.saltresearch.org

Sizin de bildiğiniz gibi Fenerbahçe’miz, son dönemde büyük bir atılım yaparak EuroLeague kupasını kaldırdı ve Avrupa’nın devlerinden birisi haline geldi. Takımımızın genel gidişatını nasıl görüyorsunuz?

Fenerbahçe’nin son yıllarda EuroLeague’deki başarılarını gururla takip ediyoruz. Türk basketbolunun daha da gelişmesi için, hem takım altyapılarında, hem de ilkokuldan başlayarak basketbolun eğitimin bir parçası haline getirilmesi gerekir.

Son olarak, biz Fenerbahçe taraftarlarına mesajınız nedir?

Fenerbahçeli olmak, bir ayrıcalık. Taraftarlarımızın, zor zamanlarda da bu ayrıcalığın bilincinde olarak takımımızı gururla desteklemeye devam etmelerini dilerim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s